haber, haberler, medyafaresi haberleri, foto galeri, video, videolar, sondakika, son dakika, magazin haberleri, medya, spor haberleri, recep tayyip erdoğan, seçim, siyaset, gazete manşetleri, gündem, son haberler


Vakfıkebir İlçe Sağlık Grup Başkanı Dr. Fatih Baran, hayatında bir kere sigara içenlerin yüzde 85'inin bağımlı olduklarının görüldüğünü söyledi.

Sigara bağımlılığı hakkında açıklamada bulunan Trabzon'un Vakfıkebir İlçe Sağlık Grup Başkanı Dr. Fatih Baran, "İlçemiz Toplum Sağlığı Merkezimiz ve İlçe Sağlık Müdürlüğümüz olarak önemli bir halk sağlığı sorunumuz olan tütün mamullerin kullanımının azaltılması en büyük görevlerimiz arasındadır." dedi.
Tütünün yasal olarak üretilip satılabilen, serbestçe kullanılabilen, hastalık ve ölümlere neden olan, bağımlılık yapma özelliği taşıyan bir madde olduğunu dile getiren Dr. Baran, "Kişinin kullandığı madde üstünde kontrolünü (öz güvenini) yitirip bir madde'ye bağlanma durumudur, onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır. Adı ne olursa olsun, insanın ruh ve beden sağlığına zarar veren her alışkanlık zararlıdır. Alışkanlıkla başlar, bağımlılıkla devam eder ve tutsaklıkla sona erer. İnsan sağlığını psikolojik, sosyal, fiziksel ve maddi olarak olumsuz etkiler." değerlendirmesinde bulundu.
Çabuk ulaşılabilir olması sebebiyle gençler arasında sigara içmenin oldukça yaygın olduğunu belirten Dr. Baran, sigaraya başlayanların merak, özenti, arkadaş baskısı, arkadaşlar arasına katılma gibi nedenler yer aldığını söyledi. Dr. Fatih Baran, sigaranın zararları hakkında şu bilgileri verdi: "Sigaranın, yaklaşık 4 binin üzerinde zehirli, kimyasal, toksik ve kanserojen madde içerdiği bilinmektedir. Sigaranın zararlı etkileri vücudumuzdaki tüm sistemleri etkilemektedir. Sigara kullanımı, dünyada en önemli önlenebilir hastalıktır. Her yıl 5 milyon insan sigaradan ölmektedir. Sigara ve tütün ürünlerinin kullanımı, başta kanserler, kronik akciğer hastalıkları, kalp krizleri, felçler ve cilt kanserleri olmak üzere birçok öldürücü hastalığa yol açmaktadır. Sigara içmeyenlerde de çevresel tütün dumanına maruziyet akciğer kanseri oluşumunu artırmaktadır. Ayrıca sigara tüketimi; ülkelerin kaynaklarının boş yere harcanmasına, üretim kapasitesinde ve verimlilikte azalmaya, işgücü kaybına yol açmaktadır. Dolayısıyla sigara kullanımı, hem yol açtığı sağlık sorunlarını hem de oldukça büyük ekonomik yükü beraberinde getirmektedir."
SİGARASIZ GENÇLİK HEDEFİ
Sigarasız gençliğin en önemli öncelik olması gerektiğini kaydeden Vakfıkebir İlçe Sağlık Grup Başkanı Dr. Fatih Baran, şunları ifade etti: "Gençlik, değişim ve toplumda yer edinme dönemidir. Genç, doğumdan itibaren bağımlı olduğu anne ve babasından bağımsız hale gelirken arkadaşlarına bağlanır ve onların baskısına açık bir hale gelir. Bu dönemde kimlik gelişimi gerçekleşmektedir. Anne ve babadan bağımsız hale gelen genç, davranışlarını bir arkadaş grubu içerisinde deneyerek geliştirir. Sigara, alkol, tiner vs. gibi herhangi bir zararlı madde kullanımı o arkadaş grubunda kural haline gelmişse, o grubun elemanı olmak için bir şart gibiyse, gruptan dışlanma ya da alay edilme endişesi gence zararlı maddenin etkilerinden daha korkunç gelir. Sigara, alkol, tiner, bali gibi zararlı maddelerin kullanımı bu şekilde kötü arkadaş çevresinin etkisi veya baskısı ile başlamaktadır. Gençlik döneminde kötü sonuçlar kolaylıkla göz ardı edilmekte ve bana bir şey olmaz düşüncesi oluşmaktadır. Hayatında bir kere sigara içenlerin yüzde 85'inin bağımlı oldukları görülmüştür. Gelişmiş ülkelerde 12-17 yaş arasındaki her beş ergenden birinin sigara tiryakisi olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde ise bu oran daha yüksektir. Sigara içen gençler aynı zamanda alkol ve uyuşturucu bağımlılığına yatkın kişiler haline gelmektedir. Çünkü sigara, kişinin diğer kötü alışkanlıklara karşı direncini de azaltma, devamında da alkol, madde bağımlılığı ve kumar bağımlılığını da beraberinde getirmektedir."
Sigara bağımlılığının, diğer bağımlılık tedavileri ile benzer ilkelerle yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Baran, "İlimizde Tıp Fakültesi Fatih Devlet Hastanesi bünyesinde hizmet veren sigara bırakma polikliniklerinden sigarayı bırakmayı düşünen Vatandaşlarımız. tıbbi destek alabilirler. Ayrıca il ve ilçelerde bulunan tütün denetleme ekiplerince, tütün kontrol denetimleri aralıksız devam etmektedir. Yasanın uygulanmaya başlandığı 2009 yılından itibaren yalnızca kapalı mekanlarda değil tümüyle sigarasız-tütünsüz, daha sağlıklı bir yaşama doğru önemli mesafeler alınmıştır. Ayrıca Vakfıkebir Toplum Sağlığı Eğitim Birimimizce her hafta okullarımızda verdiğimiz sigara, başlama nedenleri ve zararları konularındaki eğitimler aracılığıyla gençlerimize, yerel medya aracılığıyla halkımıza yönelik bilinçlendirme çalışmalar yapılmaktadır." şeklinde konuştu.
Kaynak: CİHAN
Özel hastanelere anne odaları zorunluluğu geldi

Sağlık Bakanlığı, kendi bünyesindeki hastanelerde anne odaları bulunmasını zorunlu hale getirmesinin ardından aynı şartı özel hastaneler ve üniversite hastanelerine de getirdi.

2012'de binde 11.6 olan bebek ölüm hızının azaltılması amacıyla hazırlanan yönetmeliği yayınlayan bakanlık, kamu hastane birliklerini, üniversiteleri ve özel hastaneleri uyararak yenidoğan servislerinde anne odaları bulunma şartı getirdi.

Servisle aynı katta ve bir yataklı olacak

Bakanlığın hazırladığı yönetmeliğe göre bünyesinde yenidoğan yoğun bakım servisi bulunan hastanelerde, özellikle prematüre bebeği olan annelerin sağlıklı tedavi süreci geçirmesi için düzenlemeler yapılması istendi. Bu kapsamda anne ve bebeğin taburcu olmadan önce, bebekleriyle birlikte kalabilecekleri ve servis ile aynı katta olan, en az bir yataklı olmak kaydıyla anne uyum odaları açılması zorunlu hale getirildi. Üniversiteler ve özel hastaneler bünyesinde de kurulması zorunlu tutulan odaların belirlenen şartlara uygun olması istenirken, anne ve bebeğin sağlığı açısından hijyen kurallarına dikkat edilmesi konusunda uyarılarda bulunuldu.

Yenidoğan ünitelerine sıkı denetim

Yenidoğan yoğun bakım servislerinin denetlenmesi ve tescili için görevlendirilecek komisyonda ise değişikliğe gidildi. Böylece yenidoğan servislerinin uygun olduğunu belirlemek ve onaylamak için il sağlık müdürlüğünden 4 uzmanın komisyon oluşturması istendi. Komisyonun il sağlık müdürlüğünden bir müdür yardımcısı başkanlığında, kamu yataklı sağlık hizmetleri şube müdürlüğünden uzman, çocuk enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanı doktor, yenidoğan yoğun bakım konusunda deneyimli bir çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı doktorun katılımı ile gerçekleştirilebileceği vurgulandı.
STAR

Antalya Atatürk Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) servisi hekimi Op. Dr. Erdem Atalay Çetinkaya, özellikle küçük yaştaki hastalarının burunlarından çıkan cisimleri biriktiyor.

Çocuk hastalarının burunlarına soktukları ve bir kısmı operasyonla çıkarılabilen cisimleri yaklaşık 6 yıldır biriktiren Çetinkaya'nın koleksiyonunda oyuncak bir cep telefonuna ait tuş takımından, kurşun kalem silgisine, kalem kapağından yiyecek tanelerine kadar ilginç birçok parça yer alıyor.

Çetinkaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, saklanabilir nitelikte olan cisimleri biriktirebildiğini kaydederek, koleksiyonda yaklaşık 150 cismin yer aldığını belirtti.

En çok 2 ile 5 yaş arası çocukların merak nedeniyle yabancı cisimleri ağız ve burunlarına soktuklarını ifade eden Çetinkaya, bunların büyük bir çoğunluğun aile tarafından farkedildiğini ancak farkedilemeyenlerin yıllar sonra bile burundan çıkabildiğini söyledi.

Dr. Çetinkaya, "En çok kuru gıda dediğimiz nohut, mısır tanesi, çerez, leblebi, fındık ya da fıstık parçası ile plastik oyuncak parçalarına rastlıyoruz" dedi. Karşılaştıkları en ilginç vakaların yıllar sonra çıkan cisimler olduğunu dile getiren Çetinkaya, tıkanıklık ya da akıntı gibi şikayetlerle gelen erişkin hastaların burunlarından çocukluk döneminde burunlarına soktukları cisimlerin taşlaşmış halde çıkabildiğini söyledi.

Çetinkaya, "Operasyonda bir taş oluşumu görüyoruz. Çıkardıktan sonra kırıp baktığımızda bazen bir nohut tanesi ya da sünger parçası çıkabiliyor. Bunlar bize çok ilginç geliyor, hasta da çok şaşırıyor. En az 7-8 yıl burun içine kalmış cisimler olabiliyor bunlar" diye konuştu.
İlk denemede çıkaramıyorsanız
Özellikle çocuklarının burunlarına bir cismi soktuğunu gören ebeveynlerin burundaki cisim düz bir yapıda ve elle tutulabilecek durumdaysa bir kez hafifçe çıkarmayı deneyebileceğini fakat ilk denemede çıkaramadıkları cisimler için mutlaka uzman hekime başvurmaları gerektiğini kaydeden Çetinkaya, yuvarlak ve burunda ilerlemesi kolay cisimler için ise hemen hekime başvurmaları gerektiğini söyledi. 

Çetinkaya, bu tip cisimlerin büyüklüklerine göre burun orta kemiğini de geçerek soluk borusuna ulaşabileceğini ve daha ciddi sorunlar oluşabileceğine dikkati çekti. 

Buruna sokulan cisimlerin bazen göründüğünden daha riskli durumlar da oluşturabileceğini belirten Çetinkaya, şunları kaydetti: "Çocuklar bazen ulaştıkları ilaçları da burunlarına sokabiliyorlar. Evde buldukları tansiyon ya da şeker ilaçlarını burunlarına götürebilyorlar. Onlar bir süre sonra burunda eriyip kana karışabiliyor. Bu da ayrı bir risk oluştuyor. Bazı durumlarda kazayla burna giren cisimler olabiliyor. Daha önce karşılaştığımız bir vaka buna güzel bir örnek oluşturuyor. 6 yaşında bir kızımız elindeki kurşun kalemle burnunu karıştırırken düşüyor ve kalem burnuna girip kırılıyor. Burnun dışında görünen yaklaşık 1 santimetrelik bir parçaydı. Aile dışarda görünüyor diye tutup çıkarmaya çalışmış ama başaramayınca bize başvurdular. Biz bir rontgen çekme ihtiyacı duyduk ve yaklaşık 6 santimetre kadar beyin dokusunun içine saplandığını gördük. Beyin cerrahi ile beraber acil ameliyata aldık. Şans eseri kalem beynin hayati olmayan yerlerine girmişti ve cismi çıkardıktan sonra herhangi bir kalıcı rahatsızlık bırakmadı hastamızda." 

Çetinkaya, cisimleri biriktirmeye devam edeceğini ve ilerleyen dönemlerde ailelere örnek olması için sergileyebileceğini de sözlerine ekledi.
Kaynak: AA