haber, haberler, medyafaresi haberleri, foto galeri, video, videolar, sondakika, son dakika, magazin haberleri, medya, spor haberleri, recep tayyip erdoğan, seçim, siyaset, gazete manşetleri, gündem, son haberler

Sarı-Lacivertliler ilk olarak Eskişehirspor'dan Alper Potuk'u takıma kazandırılmasının ardından şimdi de İstanbul BŞB'nin yıldız oyuncusu Holmen renklere bağlandı.
İstanbul Büyükşehirn Belediyespor'lu Holmen Fenerbahçe'de iddiası. Geçen haftadan bu yana süre içerisinde aradaki pürüzler giderildi ve transfere son nokta dün koyuldu. Holmen'in menajeri ile yapılan görüşmeler olumlu sonuçlandı.
8 MİLYON EURO GETİRİRSE GİDER MADDESİ
Yapılan anlaşmaya göre Holmen ile 3 yıllık sözleşme yapılacak. İsveçli oyuncuya ilk yılında 1 milyon 400, ikinci yılında 1 milyon 500, üçüncü yılında da 1 milyon 600 olarak belirlendi. Maç başı para da alacak olan Holmen'in sözleşmesine "Avrupa'dan teklif gelirse 8 milyon Euro getirirsen gider" maddesi konulacak. Bugün ya da yarın transferin resmen açıklanacağı öğrenildi. İmzayı atan Holmen'in de şu an tatilde olduğu ve menajerinin sözleşmeyi sonuçlandırdığı öğrenildi.
(htspor)
Hoca adayı Emre Belözoğlu!Geçtiğimiz sezonun ikinci yarısında tekrar Fenerbahçe'ye dönen Emre Belözoğlu hocalığa soyunuyor...
Takım arkadaşları tatil yaparken tecrübeli oyuncu, teknik direktör kursuna başladı. Yeni sezona teknik direktör sertifikası elinde olarak başlayacak olan Emre Belözoğlu'nun, iki sezon daha futbol oynayacağı, ardından teknik patronluğa soyunacağı öğrenildi.
İşte Fenerbahçe'nin planı! Son isim!Fenerbahçe'de yeni teknik direktör için çalışmaların detayları belli oldu.
Fenerbahçe Spor Kulübü'nde Aykut Kocaman'dan boşalan teknik direktörlük koltuğuna kimin oturacağı konusunda çalışmalar hız kazandı. İlk olarak Ersun Yanal ile görüşen sarı-lacivertli yöneticiler ardından tecrübeli teknik direktör Mustafa Denizli ile de bazı temaslar gerçekleştirdi.
SON ADAY LÖW!
Sarı-lacivertli yöneticilerin teknik direktör adayları ile yapacağı görüşmeler ise 4 Haziran Salı gününe kadar devam edecek. Hafta sonunda bazı yabancı adaylarla görüşme randevuları alınırken ortaya çıkan en yeni isim ise Almanya Milli Takımı teknik direktörü Joachim "Jogi" Löw.
1998-1998 sezonunda F.Bahçe'de çalışan ve mutsuz sonla biten bir ayrılığa sahip olan Löw 2001'de de Türkiye'de Adanaspor'u çalıştırmıştı. 53 yaşındaki teknik direktörün Almanya Milli Takımı ile olan sözleşmesi 31 Temmuz 2014'te sona eriyor.
LUCESCU AKILLARDA
F.Bahçe yönetim kurulunun kafasında yer alan bir diğer teknik direktör olarak ise Shakhtar Donetsk ile sözleşme yenilemesine karşın Rumen teknik adam Mircea Lucescu.
ERSUN YANAL OLMAYACAK
Fenerbahçe'de ilk görüşmenin yapıldığı Ersun Yanal ise yaptığı açıklamada "Fenerbahçe'den haber bekliyorum" ifadesini kullanırken sarı-lacivertli kulüpte yönetim kurulu Yanal ismi üzerinde uzlaşma sağlayamadı ve Yanal projesi rafa kalkan ilk proje oldu.
Ersun Yanal ile Acar Yıldırım'ın evinde bir görüşme gerçekleştirilirken bu toplantıya başkan Aziz Yıldırım da katıldı. Yanal'ın bu görüşmeden sonra umutları azalırken Eskişehirspor teknik direktörü Bodrum'a geri döndü.
ŞAHENK YİNE TAŞIN ALTINA ELİNİ KOYUYOR
Teknik direktör görüşmelerinde sürpriz ise işadamı Ferit Şahenk'in verdiği destek oldu. Takımın daha önce bazı transferlerinde destekte bulunan Şahenk yeni teknik direktör konusunda da F.Bahçe kulübüne yardımda bulunacak.
(sporx)
Aykut Kocaman sessizliğini bozdu!
Fenerbahçe teknik direktörlüğünden istifa eden Aykut Kocaman "Benim için bir nöbet değişimi, kulübümüz için bir kan değişimi zamanının geldiğini hissettim ve bu yüzden istifa ettim" dedi.
Fenerbahçe'deki sportif direktör ve teknik direktörlük görevlerinden istifa eden Aykut Kocaman, "Son yaşanan toplantının ardından; benim için bir nöbet değişimi, kulübümüz için bir kan değişimi zamanının geldiğini hissettim. Kararımı kesinleştiren yegane unsur budur. Bunun dışındaki spekülasyonlara itibar edilmemesini rica ederim" dedi.
İstifa kararının ardından sessizliğini bozan Kocaman, Anadolu Ajansı'na (AA) yaptığı açıklamada, ayrılık süreciyle ilgili bazı konulara değindi. Bu konuda fazla yorum yapıp, polemik yaratmak istemediğini kaydeden Kocaman, kamuoyunun merak ettiği konulara açıklama getirmek istediğini vurguladı.
Fenerbahçe'de görev yaptığı dönemde Türk futbolunun ve sarı-lacivertli kulübün maruz kaldığı sürecin normal sonucu olarak, bir futbol takımının hocasının ya da sportif direktörünün çok daha dışında bir takım görev ve sorumlulukları üstlendiğini belirten Kocaman, şunları kaydetti:
"Herkes biliyor ki; bu mücadeleyi bir saniye bile düşünmeden büyük bir istekle ve gururla yaptım. Ama bir yandan da, sportif rekabetin getirdiği tatlı yorgunluğun, gerginliğin çok daha ötesinde olan bu durum, zaman geçtikçe beni daha da çok yıprattı, ruhumu yordu. Beni asıl yaralayan ise bu zorlu süreci bir şekilde geride bıraktıktan sonra, bu sezona başlarken kendi içimizde yaşadığımız sorunlar ve bu sorunların aile içindeki yansımaları oldu. Lafı daha fazla uzatmadan gelinen bu noktada; ayrılık kararımın bu doğrultuda şekillendiğini ve bu kararı en doğru zamanda aldığıma inandığımı söylemek istiyorum. Son yaşanan toplantının ardından; benim için bir nöbet değişimi, kulübümüz için bir kan değişimi zamanının geldiğini hissettim. Kararımı kesinleştiren yegane unsur budur. Bunun dışındaki spekülasyonlara itibar edilmemesini rica ederim. Bu noktada yeni teknik heyette görev yapacak meslektaşlarıma sonsuz başarılar diliyorum. Kendilerine değerli bir futbol mirası bıraktığıma, yürekten inanıyorum."
Başkan Yıldırım ve yöneticilere teşekkür etti
Fenerbahçe'de dört yıldır büyük bir heyecan, azim, mutluluk ve sayısız güzel duyguyla görev yaptığını belirten Kocaman, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu üyeleri dahil birlikte çalıştığı herkese teşekkür etti.
Kocaman şunları kaydetti:
"Görev yaptığım süre zarfında benimle birlikte çalışan tüm futbolcu kardeşlerime, teknik heyetteki arkadaşlarıma, çok değerli kulüp çalışanlarına tüm kalbimle teşekkür etmek istiyorum. Görev sürem boyunca yapmaya çalıştıklarımı, ideallerimi, hedeflerimi, prensiplerimi anlayan, anlamaya çalışan, destek veren, katkıda bulunan herkese ve bu çerçevede büyük Fenerbahçe taraftarına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Aynı şekilde, ilk günden itibaren sadece ve sadece Fenerbahçe'nin başarısı için çalıştığımız, tarihimizin en zor günlerinde tüm zorlukları birlikte göğüslediğimiz, iyi günde, kötü günde yanyana yürüdüğümüz başta Fenerbahçe Spor Kulübü'nün Sayın Başkanı Aziz Yıldırım'a ve halen görevde olan olmayan değerli yönetici arkadaşlarımıza tüm samimiyetim ve içtenliğimle teşekkür etmek istiyorum.
Fenerbahçe ailesi olarak hep birlikte kazandığımız başarılar, kupalar bir tarafa; bizlere yaşatılan, yaşattırılan büyük zulüm sırasında ortaya koyduğumuz dayanışma, birlikte hareket etme gücü ve başarısı gerçekten çok önemliydi. Bu mücadelenin devam etmesinde bir damla katkım olduysa bunu da kendim ve ailem için büyük bir şeref sayarım."
"Son zerresine kadar hakederek kazandığımız kupalar..."
Her zaman çok sevdiği, neredeyse çocukluğundan bu yana mesleği olan futbol açısından bakıldığında önemli başarılara imza attığını vurgulayan Kocaman, kazandıkları kupaları son zerresine kadar hak ettiklerini vurguladı.
Saha başarıları kadar kulübün prensiplerine, geleneklerine saygılı ve özellikle takım ruhu, özveri, çalışma, disiplin, meslek ahlakı gibi özellikleri benimsemiş bir Fenerbahçe yaratma konusunda da bir hayli yol katettiklerini anlatan Aykut Kocaman şöyle konuştu:
"Benim her zaman en çok sevdiğim ve neredeyse çocukluğumdan bu yana mesleğim olan futbol açısından bakıldığında önemli başarılara imza attığımızı biliyorum. Son zerresine kadar hakkederek kazandığımız kupalar ve özellikle son sezonda tüm camiamıza çok büyük bir heyecan yaşatan Avrupa yolculuğumuz tek kelimeyle unutulmazdı. Avrupa'da çıtayı yükselttik, vites büyüttük. Kuşkusuz Fenerbahçe bundan sonra Avrupa sahnesine çok daha özgüvenli ve güçlü olarak çıkacaktır. Ancak en az bu saha başarıları kadar önem verdiğim bir konu olarak; kulübün prensiplerine, geleneklerine saygılı ve özellikle takım ruhu, özveri, çalışma disiplin, meslek ahlakı gibi özellikleri benimsemiş bir Fenerbahçe yaratma yolunda da bir hayli yol kattettiğimizin fakındayım. Bu da; arkama dönüp baktığımda beni en çok mutlu edecek kazanımlarım olacaktır. Umarım benden sonra Fenerbahçe'yi yönetecek teknik kadrolar da futbolun vazgeçilmezleri olarak kabul edilen unsurları daha da ileri taşırlar. "
Kaynak: AA
Arda: Daha Avrupa'da çok hayalim varAtletico Madrid forması giyen Arda Turan, "Atletico Madrid kulübünde 2 sene daha kontratım var. İsteyen, istediğini yazabilir ve istediği şekilde konuşabilir. Ben hayallerimi gerçekleştiriyorum ve daha da Avrupa'da çok hayalim var." dedi.
Son günlerde adı transfer gündeminde sıkça geçen Atletico Madrid'in başarılı futbolcusu Arda Turan, Madrid'de NTV Spor'un sorularını yanıtladı. Arda, İspanya kariyeri ve transfer söylentileriyle ilgili açıklamalarda bulundu. Kendisi açısından çok iyi bir sezonu geride bıraktığını ifade eden Arda Turan, "Benim için inanılmaz bir sezon oldu diyebilirim. Ağır bir sakatlık dönemim olmasına rağmen, dönüşü harika oldu benim açımdan. Çok fazla bir şey kaçırmadığım için mutluyum. Hedeflerimize ulaştığımızı söyleyebilirim. Şampiyonlar Ligi'ne doğrudan katılma hakkı kazandık ve Copa del Rey'i kazandı. Kupayı, efsanevi bir şekilde kazandığımız için de ayrıca mutluyum. Ülkemi Avrupa'da temsil edebilmek çocukluk hayalimdi. Hayallerimin peşinden koşuyorum ve çok güzel 2 sene oldu İspanya'da." dedi.
"SIMEONE BİZİ FİNALE ÇOK İYİ HAZIRLADI"
Real Madrid ile oynadıkları kupa finali öncesinde çok iyi hazırlandıklarını belirten Arda, "El Clasico'lar da gergin geçiyor ancak bir finalin ilk defa medyada bu kadar konuşulduğunu gördüm. Biz finale hem duygusal olarak, hem de taktiksel olarak çok iyi hazırlandık. Maçtan 2 gün önce kampa girdik ve sürekli arkadaşlarla toplantılar yaptık. Diego Simeone bizi o kadar güzel hazırladı ki finale; hiçbir zaman kaybedeceğimizi düşünmedik. Maçın her saniyesinde kazanacağımıza inandık." diye konuştu.
"İSPANYA'DA ATLETICO MADRID'İ TUTMAK VEFADIR"
Real Madrid ve Barcelona gibi devlerin olduğu bir ligde Atletico Madrid taraftarının çok büyük bir vefa sergilediklerinin altını çizen milli futbolcu Arda Turan, "Real Madrid'i yenerek kupayı aldıktan sonra otobüs üzerinde bir şehir turu yaptık. Taraftarımızla bu kupayı kutladık. Binlerce insan vardı sokaklarda. Tıpkı UEFA Avrupa Ligi'ni ve Süper Kupa'yı kazandığımız günlerdeki gibiydi. Atletico Madrid taraftarı, benim için her zaman özel oldu. Real Madrid ve Barcelona gibi takımların olduğu bir ülkede, Atletico Madrid'i tutmak, büyük bir vefa örneğidir. Buraya geldiğim ilk günden bu yana hep arkamda durdular. Onlara da teşekkür etmek istiyorum. Her defasında Türk olduğum için beni önemsediler. Ben de Atletico Madrid'in bir parçası olmaktan dolayı çok mutluyum." ifadelerini kullandı.
"GEÇMİŞTE BİRAZ FAZLA KONUŞTUM"
Geçmişte yaptıklarından pişman olmadığını ancak zaman zaman fazla konuştuğunu belirten Arda, "Artık kendimi daha olgun hissediyorum. Yapı olarak, haksızlık karşısında sessiz kalabilen bir insan değilim. Geçmişte yaptıklarımdan pişman değilim ama bazen biraz fazla konuştum. Daha sessiz olabilirdim. Her haksız olduğun şeyi tek başına savunamazsın. Çok fazla bazı şeylerin karşısında durduğumu düşünüyorum. Kalbinden iyi niyetli söylediğin şeyler, bazen çok fazla değer göremeyebiliyor bizim ülkemizde. Ancak burada bunlar daha fazla önemseniyor." şeklinde konuştu.
"MANZANO VE SİMEONE'DEN ÇOK ŞEY ÖĞRENDİM"
İspanya'da çalışma fırsatı bulduğu Manzano ve Simeone'den çok şey öğrendiğini de sözlerine ekleyen tecrübeli futbolcu, "Her geçen gün farklı şeyler öğreniyorum. Manzano'dan ve Diego Simeone'den birçok şey öğrendim. Tabii ki farklılıklar da var. Burada nasıl defans yapacağınızı ve nasıl koşacağınız da öğreniyorsunuz. Ülkemizde de Mustafa Denizli, Fatih Terim ve Aykut Kocaman gibi çok değerli hocalar var. Bu isimlerden hep yararlanmak lazım. Mesela ben şu anda takımımdaki bütük taktik anlayışları ezbere biliyorum. Futbolculuk kariyerimden sonra da bu işin içerisinde olmak istiyorum." diyerek konuştu.
Kupa finalinin ardından soyunma odasına saçlarını kestiren Arda, medyaya yansıyan eğlenceli görüntülerle ilgili de yorumda bulundu. Arda: "Bizim çocukların elinden kurtulamadım" diyen Arda Turan, "Kulübümüzün, bazı oyuncular vasıtasıyla final maçı öncesinde taraftara mesajları vardı. Finalle ilgili de son soru, bir taraftarımızdan bana geldi. 'Eğer maçı kazanırsak saçlarını kazanır mısın?' diye soruldu. Ben de kazanırsak saçlarımı kesmeye karar verdim. Soyunma odasında bizim çocukların elinden kurtulamadık. Hemen orada kestiler saçlarımı." yorumunda bulundu.
"TAKIMDAKİ BÜTÜN ORGANİZASYONLARI BEN YAPIYORUM"
Takım arkadaşları ile arasının çok iyi olduğunu belirten milli futbolcu, "Takımdaki bütün organizasyonları ben yapıyorum. Herkesle aram çok iyi. Çocukların hepsini çok seviyorum. Hepsi çok samimi ve çok doğal. Aynı şekilde eşleri ve aileleri de öyle. Çok iyi arkadaşlığı olan bir Atletico Madrid takımı var. Her şey çok keyifli. Hem burada yabancılara pas da atıyorum. Türkiye'de yabancılara pas atmıyor diye eleştiri alıyordum." dedi.
Kolombiyalı golcü Radamel Falcao'nun takımdan ayrılmadan önce bir veda yemeği verdiğini ve orada duygusal anların yaşandığını söyleyen Arda, "Takım halinde bir yemek yedik. Falcao da bizimle beraberdi. Duygusal bir konuşma yaptı kendisi, biz de biraz duygusallaştık. Buradan da Falcao'ya teşekkür ettiğimi söylemek istiyorum. 2 muhteşem sene geçirdik. Benim için çok özel bir hücum partneriydi. Hayatımda gördüğüm en özel oyuncularında birisi. Hayatım boyunca en yakın arkadaşlarımdan birisi olacak." şeklinde konuştu.
"GALATASARAY VE FENERBAHÇE UMARIM SENEYE FİNAL OYNAR"
Yoğun maç programı nedeniyle Türkiye Ligi'ni fazla takip etme şansı bulamadığını belirten Arda Turan, "Genelde Avrupa maçlarını izledim. Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi maçlarını takip ettim. Tabi orada büyük bir heyecan duyduk. Fenerbahçe'nin Benfica deplasmanındaki maçını da izledim. Galatasaray gerçekten çok özel bir takım oldu. İnşallah bir sonraki sene daha başarılı olurlar. Fenerbahçe'nin yaptığı da muhteşem bir başarıydı. Finale çok yaklaşmışlardı ve Benfica'da biraz daha dikkatli olsalar finale çıkabilirlerdi. Finalde de ne olacağı belli olmazdı. Ama iki takımın da potansiyellerini bu kadar üst seviyede göstermesi, Avrupa'da yarattığı yankı açısından çok önemliydi. Umarım seneye Galatasaray ve Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'nde finale kadar gidebilirler." diye konuştu.
"FATİH TERİM'LE BABA-OĞUL GİBİYİZ"
Fatih Terim'le sezon boyunca görüştüklerini ve aralarında baba-oğul ilişkisi olduğunu ifade eden Atletico Madrid'in başarılı futbolcusu, "Fatih Terim'le sık sık konuşuyoruz. Sonuçta baba-oğul gibiyiz. Her zaman bir şeyler paylaşıyoruz. Maçlardan önce ve maçlardan sonra sürekli konuşuyoruz. Bazen çaktırmada uğur yapıyorum ben. Yani sonuçta hocamla konuşmak, onun desteğini almak ve bir şeyler paylaşmak bana da iyi geliyor. Bir baba gibi kafamı ve gönlümü rahatlatıyor. Bizim çocuklarla da sürekli konuşuyorum. Hamit Altıntop, Selçuk İnan ve Burak Yılmaz'ı arıyorum. Sabri abiyle de konuşuyoruz. Fenerlileri de arıyorum. Gökhan Gönül olsun, Mehmet Topal ve Emre abi. Sık sık konuşuyoruz hepsi benim arkadaşlarım kardeşlerim." dedi.
"YÖNETİCİLER ÇIKIP KRAL GİBİ KONUŞMAYACAK"
Türkiye'deki derbilerden önce yapılan açıklamaların, maçın önüne geçtiğini ve futbolcuların da maçlara konsantre olmakta zorlandığını iddia eden Arda, "Burada derbilerden önce futbola odaklanıyorsun. Medya da böyle yapıyor. Ancak Türkiye'de bunun tam tersi. Medya futboldan uzaklaşıyor derbilerden önce. Ben çok daha fazla taraftar olduğum için derbiye çıktığınızda konsantre olamıyorsunuz. Derbinin dışındaki olaylara konsantre oluyorsunuz. Burada tamamıyla her şey futbola odaklı. Herkes futbola hizmet etmeli. Türkiye'deki takımlarda birçok eksiklikler varken, yöneticiler çıkıp da kral gibi konuşmayacaklar. Kimse yöneticileri o zaman tanımayacak." diyerek konuştu.
"SANILDIĞI KADAR ÖNEMLİ BİR TAKIM DEĞİLİZ"
Brezilya 2014'te olmak istediklerini ancak sanıldığı kadar da önemli bir takım olmadıklarını, ciddiyetle oynamaları gerektiğini vurgulayan Arda, "Potansiyelimiz var ama sanıldığı kadar önemli bir takım değiliz. Bunu bilerek hareket etmeliyiz. Bundan sonra çok ciddi oynayıp, her maçı final gibi oynamamız lazım. Zaten teknik direktörün yapacağı bir şey yok. Hocamız bizi sürekli uyardığı halde duran toptan gol yiyorsak, burada sorumlu futbolculardır. Dünya Kupası'na gidemiyorsak, bunun sorumlusu biziz ve takımlı önemli oyuncularından birisi olarak benim." dedi.
"DEĞİŞİM 1-2 SENEDE OLMAZ"
Milli Takım Teknik Direktörü Abdullah Avcı'nın arkasında durulması gerektiğini belirten Arda Turan, "Abdullah Avcı'ya inanılmalı ve güvenilmeli. Bir değişim 1-2 senede olmuyor. Getireyim ben Emek'i oynatayım, yanına da Özgür'ü koyayım demekle olmaz bu işler. Buna sabır gösterilmeli. Oyuncuların da daha fazla sorumluluk alıp, kendilerini daha fazla geliştirmesi lazım." ifadelerini kullandı.
"DAHA AVRUPA'DA ÇOK HAYALİM VAR"
Transfer haberleri ile ilgili yorum yapmaktan kaçınan Arda, daha Avrupa'da çok hayali olduğunu belirterek, "Atletico Madrid kulübüne olan saygım ve sevgimden ötürü bir kelime dahi etmiyorum. Sadece şunu söyleyebilirim; burada çok mutluyum. Yıllar önce de söylediğim gibi Avrupa'da hayallerimin peşinde koşuyorum. Atletico Madrid kulübünde 2 sene daha kontratım var. Bu konuyla ilgili tek söyleyebileceğim budur. Onun dışında konuşmuyorum. Çünkü konuşmak, beni polemiklerin içerisine çekecek. İsteyen, istediğini yazabilir ve istediği şekilde konuşabilir. Ben bunların içerisinde hiçbir zaman olmayacağım. Ben hayallerimi gerçekleştiriyorum ve daha da Avrupa'da çok hayalim var. Bugüne kadar hiçbir gazeteciye bir şey konuşmadım. Kulüp başkanımız da gerekenleri söyledi." diye konuştu.
"GALATASARAY TARAFTARI OLARAK MUTLU OLURUM"
Burak Yılmaz'ın çok iyi bir futbolcu olduğunun altını çizen Arda Turan, buna rağmen Burak'ın sarı-kırmızılı kulüpte kalmasından bir Galatasaray taraftarı olarak mutlu olacağını belirtti. Milli oyuncu Turan, "Burak muhteşem bir oyuncu, bunu her zaman söylemişimdir. Kendisini insan olarak da severim, yakın bir arkadaşım. Burak'ı çağırdığım yönünde haberler çıktı ama böyle şeyler benim hiç haddime değil. Kesinlikle bu tarz işlere girmem. İşin maddi kısmı, aile kısmı veya kariyer boyutu var. Bizim insanımızın, ülkesini yurt dışında temsil etmesini çok isterim. Bu sadece Burak Yılmaz'la ilgili bir durum değil. Ama Burak, Galatasaray'da kalırsa daha hayırlısı olur. Açıkçası bir Galatasaray taraftarı olarak da biz mutlu oluruz." yorumunda bulundu.
"BİR GÜN ŞAMPİYONLAR LİGİ'Nİ KAZANMAK İSTİYORUM"
Gelecek sezon takım olarak kendilerini çok büyük hedefler koyduklarını vurgulayan Arda, "Şampiyonlar Ligi'nde yarı final ya da final hedefliyoruz. Bunu yapabilecek güçteyiz. Bayern Münih, Real Madrid ve Barça eşleşmeleri dışında, bütün eşleşmelerde tura ortak oluruz. Oralara kadar gelebilirsek, o maçların ne olacağı belli olmaz. Böyle bir hayalimiz ve hedefimiz var. Buna inanıyoruz. Neden olmasın? Zor ve büyük bir hayal ama ben de birgün İlkay ve Nuri gibi, Hamit abi gibi, hatta Nuri Şahin gibi Şampiyonlar Ligi Finali oynamak çok isterim. O kupayı kazanmak, yakından görmek çok isterim." diyerek sözlerini tamamladı.